ODAK
"Çıktılık" yapmayı pek seven, medyatik bir kısım "İslamcı/İslamlaşmacı" vardı. Âlim vasfını taşıyanlar, kendi çapında cemaati olanlar da vardı."Yapmacık" tavırlı geliyorlardı bana; uzak durmayı tercih ettim; hâlâ uzağım. Kendi ön yargılarıma göre bunları hiçbir zaman "yerli" bulmadım. "Eleştirel" takılmak adına didikledikleri hususlar: İslamcılığın/İslamlaşmacılığın zuhurundan önce de var olan; modernizmle beraber daha şiddetle vurgulanan ve bir bakıma hitabeleştirilmiş hususlardı. Bende şimdi geldikleri ve eklemlendikleri odağın, çıktıkları odakla aynı olduğu hissi uyandırıyor, söyledikleri. Aslında çıktıkları yer de yok, geldikleri bir yer de.
Ağır ve parsellenmiş konular, kalem oynatmaya, yeni kitaplar yazmaya müsait. Sadece, çıkılan yerle varılan yerin çatallı konumu beni ürpertiyor. Parmağı bırak, aynı kara deliklere akıllarını kerrat ile sokanların davası, iddiası, duası nedir? Soruyorum, soruyorum; kendi kendime soruyorum. Ama her soruya cevap vermek zorunda değilim; kendi sorum da dahil. Soru olarak kalsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder