19 Nisan 2026 Pazar

 

PROJE ve PLAN ÇOCUKLARI

Çocuk artık hayatımıza yerleştirilmesi zor bir mahluktur. “Henüz yapmayı düşünmüyoruz ayol!” ifadesi bile tek başına çocuğun ve çocukluğun başına gelenleri anlatmaya kifayet eder. Dokuz küsur şiddetindeki zelzeleye dayanıklı gökdelen inşa ediyorlar sanki… Önce su basmanını bir çıkalım da, temel iyice bir otursun filan gibi… Neticede bir vakitte ve biraz da karta kaçmaya başlayan çiftlerin bir çocuğu olur… Garibim plan mahsulüdür ve tekildir; bir kardeşi bacısı olsa körpe canı şenlenecek ama yok; çıldırır, sağa sola saldırır. Tepine tepine ister ve istediğini paşa paşa önüne sererler; istemedi mi ağzına tıkarlar; vitaminler, mamalar, akla ziyan hormonlu görgüsüzlük alametleri… Plan çocuğu bencildir; narsisisttir, hatta bazen sadist… Bizim haneye bir plan çocuğu geldiğinde, eşyalarımı sigorta ettirmediğime üzülüyorum; isterseniz gücenin. Elbette masumdurlar, fazlaca örselemeyelim.

Plan gerçekleşmiş, proje başlamıştır. “Doktor olsun!” yok ya o iş ağır olabilir, “Mühendis olsun!” desek, ya onlar da iş bulamıyor… Yirmi sene sonralar içindir bu hesaplar; “görmemişin bir oğlu olmuş, dişleri yok diye protez yaptırmış!” gibi hesaplar. Proje çocuğu, tam makine cücüğüdür ama yalnızdır; tek başına cik cik edip durur, bahtsız ve biricik… Anne baba devamlı etrafında “Ah evladım dünyanın en güzel ötümlü civcivisin sen!” sadedinde kol kanat gerer; sanki başkacası varmış gibi. Gerçekte dinlemezler bile; iltifatla durumu idare ederler.

Tek eşli evlilik ruhiyatı düzgünler için kral bir şeydir. Tartışıyorsanız “biricik”leri tartışın! Tek çocuk, çocuk değil; anne baba kompleksinin, olamadıkları ve üstün gördükleri her şeyin proje alanıdır. Duydunuz mu? Yok duymadım! Fırfırzadelerin bir kızı olacakmış, Londra’ya gidiyorlarmış, doğar doğmaz İngiliz olacakmış, adı da Alisa!!! O da ne la! oldu olacak, bir de vaftiz babası edinsin tam olsun! Fırfırgillere nispet,  Dikdikoğulları da hamile gelinlerini Mayami’ye gönderiyorlarmış! Bunlar da mega-proje çocukları.

Efendim, ekonomik koşullarımızın üç sene sonra düzeleceğinden tahminle borsadaki hisseler tavan yapınca yazlığı da aradan çıkarırız, bir yıl sonra da kariyer tamam, sonra elimiz ayağımız boşalır bir ikinci balayına çıkarız, vaktimiz de bol olur. Ay unuttum Niyazi, biraz daha erteleyelim, olmuşken bebek odasını da dizelim!

“Hayırlısıyla, hayırlısını!” diyemiyorsanız, yazık çocuklara, gerçekten yazık!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder