28 Aralık 2023 Perşembe

KENTİN KISA TARİHİDİR
Mısmılırmak vadisi, İstasyon, Kılavuz Tepesi sınırdı; o sınırlardan sonrası tarım arazisi... Kabaca böyleydi.
Mevcut sınırlar da genişletilir; çünkü şimdiden kapatılan tarlalar var; bu işler tiyosuz olmaz.
Bu arada boşalan köylerin arazilerinin halini merak eden bile yok.
Üstten aşağıya doğru hiçbir politikası olmayan politikacılarla geldik bu noktaya, buradan devam edilir.
Kenti yönetmek, en geniş kapsamıyla her kesimden taraftara ayrı bir rant bahşeder. Bazen bu, bir köfteye kadar da düşebilir. Yarış böyle geçmiştir, geçer. Yükselmek için birbirini tepeleyenler, fırsatını bulunca dibine kadar sömürür.
Varsa bu mekanizmaya karşı çıkma dirayetine sahip kişiler, onlara da göz açtırılmaz. Ehl-i rant; çok kalabalıktır, kaba ve hoyrat insanlardan oluşur. Bunlara ram olursanız, size numaradan saygı gösterirler; ama insanlığınızdan çok şey kaybedersiniz.
 ve 9 diğer kişi

Beğen
Yorum Yap
Paylaş

23 Aralık 2023 Cumartesi

ŞENLİKLİ TOPLUMUN ŞENLERİ

Şenlikli toplumun şenlerinin hiç bir şeye kendiliğinden tepki göstermesi mümkün değildir. Acı duymaz; medya ve sair kanallardan acılardan haberdar olur ve kendisinden istendiği biçimde kasıntılı cümlelerle duyarlı olduğunu göstermeye çalışır. Hafazanallah, bir nevi “tıklama piyasası” oluşur. Münferit ve mutemet gördüğüm insanları seçiyorum ve umudumu diri tutuyorum.

Az zamanda şenlikli toplum olmanın dibini buldunuz. Martaval okuyorsunuz ya, hakikatle yüzleşin diye söylüyorum. Kökleri daha eski elbette ama iktidar gücünüzle, bu kökler üzerine yeni ve temiz fidanlar aşılamayı hiç bir zaman hedeflemediniz. Benden çok şikayet etmenize bazen şaşırıp kalıyorum; çeyrek yüzyılda güzel ahlak sahibi insan yetiştirmek için tek ciddi adımınız olmadı. FETÖ hadisesi size bu şansı verdi; onu bile tersine kullandınız. FETÖ'den tefriki gayr-i kabil kadrolaşmalarınız, seçilecekleri bile atamanız bunu gösteriyor.

Siyaset, parti mevzusu olmadığını, millî sorumluluk gereği olduğunu anlarsınız söylediklerimin ama öyleymiş gibi göstererek olmadık figüranlara olmadık sözler söyletirsiniz.

Bunlar bir şey değil ya! Küçük kasaba hâli; küresel(!) gerçekleriniz, küçük kasabalarda daha net gözüküyor.

Faniyiz. Ömrümüz içinde yaptığımız her şeyin hesabını milimi milimine vereceğiz.

8 Aralık 2023 Cuma


SOKAKLARIN KALİTESİ VE GAZZE
Ne söylersem söyleyim, sokağın çocukları oradan bir siyaset çıkarma yolunu terk etmezler. Çünkü siyasi açıkgözlülükle ya nemalandılar, ya nemalanamadılar. Aşık atıyorlar ve her zaman şek gelmeyebiliyor.
Nemalananlar, hak ettiklerini düşündükleri için tatlı su ideolojisi güdüyorlar. Hiçbir ciddi adamı kabul edemezler, çünkü ciddiyet kâr getirmez.
Nemalanamayanlar, muhalif kılığında rast gelene sataşıyorlar. Hiçbir edep ve zevk süzgeçleri yok.
Gazze için bu ülkede ciddiye alınacak sivil bir hareketliliğin olmayışı, bu zafiyetten kaynaklanıyor.
Eh, bir de matah bir şeylermiş gibi, Gazze için söylediklerinden de ayrıca nemalanma yoluna gidiyorlar.
Batı, modernlik konusunda çok söz söyledik ve söyleriz ama orada insan kalmayı beceren batılıların sivil ve dindar yahut sivil ve dindar olmayan muhalefet dilinin ve eylemlerinin kalitesine sadece gıpta ediyorum. Organize oluşları, disiplinleri müthiş.
Mahut zümrelere, Gazze'nin aktüel değil, ezeli bir mücadelenin parçası olduğunu söyleyelim; ben oradan söylüyorum. Siyasetçilere de sokaklarının kalitesini yükseltmeleri; evvel emir, kendi kalitelerini yükseltmeleri gerektiğini hatırlatalım.
Gürleyen bir dil, orijinal bir buluş sadır olmuyor; olanı da sokak kara delik gibi yutuyor. Kuruttunuz, olanı da kuruttunuz.

30 Ekim 2023 Pazartesi

AZINLIK RAPORU
Bilgiyi alıp satarak geçinene aydın, bilim adamı, kültürlü vs. denir. Bilgiyi hayatına, kalbedene adam/ârif denir. Îrfanla bilgi bir arada olursa, bilge denir. Bilge Kağan öyledir meselâ...
Birinci zümre adeta yeni bir insan ırkıdır. Bencildir. Çok yüzlüdür. Kendini sever, sevdirmek için yaşar. Cehaletini ihtisasıyla örtme konusunda uzmandır.
İkinci zümre, bugünün dünyasının en büyük azınlığıdır.
Tüm ifadeler:
Osman Şener, Selami Elagöz ve 19 diğer kişi

28 Ekim 2023 Cumartesi

NEDEN MİTİNGDEYİZ?
Anlatamıyorum demem, anlamıyorsunuz. Evvelâ sivil ve hür bir şahsiyet olmalısın. Öyle olunca onun bunun değil; Allah'ın adamı olma ihtimali vardır. "Falan şöyle, filan böyle.." deyip, mazeret üretemem. Hesabımı tek başıma vereceğimi biliyorum. Anlamazsın. anlasan da işine gelmez. Tarihin bir anında kendimi bir kümenin içinde bulmam, hür ve sivil olmama mani değil; hem tarihe angajeyim, hem muaşeret gereğidir. Orada her çeşit insan vardır, yargılamak haddim değil. İçlerinden seçerek muaşeretimi sürdürmekten başka bir şey elimden gelmez. 
İsrail'e karşı olduğumuzu bilmek, sağır bir bilmektir; bildirmek gerekir. 

11 Ekim 2023 Çarşamba

SÖZ VERMEK YAHUT VERMEMEK
Filozofların insanı bariz bir özelliğinden dolayı düşünen, konuşan vs. sıfatlarla özetledikleri bilinen bir husustur. "Hayvan" da derler ama aslında hayvanlardan farkını vurgularlar. Nitezche'nin "söz verebilen hayvan" deyişi bana en derini delir. Gerçi, "el mâna fi batnı şair" denilir ve o da şairdir ama genel düşünce bağlamına vurursak, "dilin masum olmadığı" fikri çerçevesinde söylenmiştir.
Doğrudur. Ama tahkike muhtaçtır.
Söz vermek sözleşmedir. Senet, imza olmasa bile söz verme sözleşmedir. İnsan, kime söz vermişse onunladır. "Beli!" ifadesi bu yüzden söylenip biten bir mülakat değildir. Daima, yenilenmesi gerekir.
Sözü "Hakk"a veren hakikatlidir. Sözüne daima sadık kalan merttir. Sözünü tutmamayı ahlak haline getiren namerttir. Sözünü inkar eden münkirdir. Sözleşmesi olmayandan her şey beklenir, kalleş diyebiliriz. Sonuncu en tehlikeli türdür.

5 Ekim 2023 Perşembe

BİR MÜZİK FESTİVALİ MÜNASEBETİYLE
Agarta Müzik Festivali...
Duymamışsınızdır elbette ama duyarsınız; hissettirirler kendilerini Agartacılar, hissettiriyorlar. Hem gıpta ediyorum; hem ciddi anlamda huylanıyorum. Müziğin müthiş gücünü biliyorum, ne amaçlarla kullanılabileceğini de...
Yönetim sağa geçmeye yüz tutunca üniversiteye bir dizi proje sunmuştum. Seçilmeden önce bayılmıştı, yönetici namzetleri. Seçilince her şey bitti. Birisi doğrudan kapsamlı bir müzik fakültesi idi. Başınızı ağrıtır, uzatmayayım. Yöneticilerle kısa zamanda iletişim koptu; ye, iç, eğlen faslına geçtiklerinde de sertleştim. Yöneticilerden çok çanakçılar saldırmaya başladı; ev ile tedris arasında mesleğe devam ettim. Yönetime yakın bir hoca, teklifimi yönetime götürdü ve sonuçta Türk Müziği üzerine ufacık bir şey oluşturdular.
O projede her yıl Türk Müziği Festivali de vardı; bütün Türk ülkelerinden müzik temsilcileri gelecekler her yıl gözler Sivas'a çevrilecekti. Uzun oldu bağışlayın. Beni, bu yakınlarda yönetimin sadık yandaşı bir arkadaş, "Huysuz bir abi" diye tanıttı, kalabalığa getirerek; kalabalıktı bir şey demedim. Evvela, abi, kardeş işlerini bitireli çok oldu. Yiyin, için, paslaşın, paylaşın ve "Huysuz"ları bilhassa ayıklayın. İştahınızı kaçırırlar çünkü.
Öylesine hatırladım. Belki geçmiş zaman hikayeleri birilerinizin hoşuna gider.
Uğraştık işte "boş işler"le aman siz su akarken testileri doldurun. Benim dediklerim bundan sonra hiç olmaz.